Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/1-2-6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2012 tarihli ve 2011/309 esas, 2012/659 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/02/2016 gün ve 4888-2015-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2016 gün ve 90107 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki ‘‘Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Tekerrüre esas alınan... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/407 esas, 2010/615 sayılı kararıyla sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, tekerrüre esas alınan... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/407 esas, 2010/615 sayılı kararıyla sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağı, ancak adli sicil kaydında yer alan “İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2011 gün ve 2011/26-26 sayılı, 02.02.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi gereğince tayin olunan 10 ay hapis cezasını içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.