Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 51/1. madde uyarınca ertelenmesine, 51/3. maddesine göre sanığın 2 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, denetim süresinin yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine, denetim süresince rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine dair ... 5. Çocuk Mahkemesinin 02/03/2010 tarihli ve 2008/123 esas, 2010/38 sayılı kararının infazı sırasında, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce yapılan tebligata uymaması üzerine 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin ... 3. Çocuk Mahkemesinin 30/12/2014 tarihli ve 2014/544 esas, 2014/1075 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2015 tarihli ve 2015/43 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06.04.2016 gün ve 6737-2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 gün ve 2016/144478 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Denetimli serbestlik müdürlüğünce 05/03/2014 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği anlaşılan 07/02/2014 tarihli çağrı yazısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve bu kararın yerine getirilmesi için çağrıda bulunulduğu belirtilip ertelenen cezanın ilişkin olduğu hırsızlık suçu yerine başka bir suçtan ve uygulamadan sözedilmesi karşısında, dosya içeriğine uygun olmayan çağrının geçerli sayılamayacağı dikkate alınarak aynen infaz kararına yönelik itirazın bu gerekçeyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/7. maddesinde "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." hükmünün yer aldığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29/02/2012 tarihli ve 2012/4723 esas, 2012/7417 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere,
Mahkemece yükümlülük belirlenmemiş olmakla birlikte, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 5. maddesine, 5560 Sayılı Kanun'un 42. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara uyulmaması denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılacağı ancak aynen infaz kararı verilebilmesi için çağrıya uymayan hükümlünün Mahkeme tarafından uyarılması gerektiği, 05/03/2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tebliğ edilen çağrıya uymayan hükümlüye Mahkeme tarafından bir uyarı tebligatı yapılmadan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrısına uyulmadığından bahisle erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-... 5. Çocuk Mahkemesinin, 02.03.2010 gün, 2008/123, 2010/38 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenen hükümlünün, 2 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına, 5. fıkrası uyarınca da denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine hükmolunmuştur.
Ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hallerinde mümkün olabilecektir. 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun 5. maddesine, 5560 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılacak ise de, 05.03.2014 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği anlaşılan 07.02.2014 tarihli çağrı yazısında, TCK'nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve bu kararın yerine getirilmesi için çağrıda bulunulduğu belirtilip, ertelenen cezanın ilişkin olduğu hırsızlık suçu yerine başka bir suçtan ve uygulamadan sözedilmesi karşısında, dosya içeriğine uygun olmayan çağrının geçerli sayılamayacağı,
2- TCK'nın 51. maddenin 3. fıkrasında, deneme süresi belirlenmesi yönünden zorunluluk bulunmasına karşın, denetim süresince yükümlülük belirlenmesi veya uzman kişi görevlendirilmesi hususu hakimin takdirine
bırakılmıştır. Mahkemece, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca uzman görevlendirilmesine karar verilip, aynı maddenin 4. fıkrasında sınırlı olarak sayılan yükümlülüklere hükmolunmamıştır. TCK'nın 51. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi iki halde mümkün olup, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi gerekmektedir. Mahkemece yükümlülük belirlenmemiş olmakla birlikte, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu’nun 5. maddesine, 5560 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara uyulmaması denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılacağından, tebliğ edilen ilk çağrıya uymayan hükümlünün mahkeme tarafından uyarılması gerektiğinden itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden (...) 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.02.2015 gün ve 2015/43 sayılı değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 12.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.