Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 144/1-b, 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1200 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2015 tarihli ve 2014/268 esas, 2015/35 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 03/04/2016 gün ve 1255/2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016gün ve 2016/144428 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre, köy muhtarı ve köy bekçisi olarak görev yapan sanıkların, katılanın otlattığı koyun sürüsünün köy sınırları içerisindeki başkasına ait ekili tarım arazisine zarar verdiği gerekçesiyle zararın tazmini ile kesilecek cezanın teminatı amacıyla katılana ait bir adet koyunu rızası olmaksızın almalarından ibaret somut olayda; 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un 24. maddesindeki “Birinci maddede yazılı çiftçi mallarına bir zarar vukuunda bekçiler fiilin devamına mani olacak tedbirleri almakla beraber husule gelen zararın tesbitine yarayacak delilleri toplayarak keyfiyeti koruma veya ihtiyar meclisine bildirmek mecburiyetindedirler. İmkan bulunan hallerde bir zabıt varakası da tutulur.” Aynı Kanun’un 30. maddesinde yeralan “Zararı husule getiren hayvanlardan zarar mahallinde görülenler bekçiler tarafından yakalanarak zarar ödeninceye kadar muhafaza edilir.
Bu suretle yakalanan hayvanlar koruma ve ihtiyar meclislerinin karar ve icra hususunda haiz oldukları salahiyet mahfuz kalmak şartiyle tazmin edilecek zararlara karşı teminat hükmündedir.
Şu kadar ki hayvan sahibi koruma veya ihtiyar meclislerinin ikinci fıkra hükümleri dahilinde takdir edeceği miktarı aynen veya nakten teminat olarak yatırır veya bu heyetlerin kabul edeceği bir müteselsil kefil gösterirse hayvanları geri alabilir.”şeklindeki hükümlere nazaran görevleri itibariyle kamu görevlisi olan sanıkların anılan kanundaki düzenlemeler uyarınca kendilerine tanınan yetkiyi kötüye kullanmaları şeklindeki eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde soruşturma iznine tabi olacağı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TCK’nın 144/1-b maddesinde düzenlenen hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunun oluşması için taraflar arasında hukuken korunan bir alacağın var olması, bu alacağın, bir hukuki ilişkiden doğmuş olması ve failin bu alacağı tahsil amacıyla suçu işlemiş olması gerekir. Ayrıca hırsızlık suçunun iştirak halinde işlenmesi durumunda da, TCK'nın 144. maddesinde öngörülen ceza indiriminden, yalnızca hukuksal ilişkiye dayanan alacak hakkının sahibi olan kimseler yararlanabilir.
Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre, köy muhtarı ve köy bekçisi olarak görev yapan sanıkların, katılanın otlattığı koyun sürüsünün köy sınırları içerisindeki başkasına ait ekili tarım arazisine zarar verdiği gerekçesiyle zararın tazmini ile kesilecek cezanın teminatı amacıyla katılana ait bir adet koyunu rızası olmaksızın almalarından ibaret somut olayda; unsurları itibari ile oluşmayan TCK'nın 144/1-b maddesindeki “hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık” suçundan sanıkların beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın ... Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy