MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ... hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği, somut olayda hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrildiği, mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (2)no’lu bozma düşüncesine kısmen iştirak edilmemiş,kısa kararda yargılama gideri dökümünün gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiş,dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilerek, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar alması halinde ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüde düşük değerlerin esas alınması suretiyle, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği dikkate alınarak, somut olayda suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait evden bir adet içi boş bayan çantasını çalmaya teşebbüs etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu çantanın suç tarihi itibariyle değer tespiti yapılarak sonucuna göre hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2-5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde, takdiri indirim nedenleri olarak açıklanan "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın fail üzerinde olası etkileri" gibi hususlar irdelenip tartışılmadan, "başkaca kanuni ve takdiri arttırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki yetersiz gerekçe ile anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı,hırsızlık suçundan dolayı zarar bulunmadığı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olduğu anlaşılan ... hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen suça sürüklenen çocuğun“kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarıgöz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, '' geçmişi, sosyal ve ekonomik durumu, eylemin niteliği, kastı ve tüm dosya kapsamına göre yasal şartları bulunmadığından'' biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, "iki yıl içinde birer aylık aralarla 20 eşit taksitte" denilmek suretiyle infazda tereddüte yol açacak şekilde ve taksitlendirmeye ilişkin uygulama maddesi gösterilmeden hüküm kurularak, 5271 sayılı CMK’ nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 22/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.