MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştüş. dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
01/07/2013 tarihli keşif sonunda bilirkişi tarafından düzenlenen 17/04/2013 tarihli raporda 24/03/2011 tarihli olay nedeniyle doğan zararın vergisiz ve cezasız olarak sadece 15,56 TL olarak hesaplanması, bu olay nedeniyle katılan kurum tarafından ödenmesi istenen zarar bedelinin ise yüksek olması, sanığın savunmasında her iki tutanakla ilgili olarak zararı ödeyeceğini belirtmesi, 20/09/2011 tarihli eylemle ilgili olarak doğan zararın tespit edilmemiş olması hususları dikkate alındığında 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkların hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, “şikâyetçi kurumun her iki eylemle ilgili olarak bilirkişi tarafından tespit edilecek cezasız ve vergisiz zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, bilirkişinin hesaplayacağı cezasız ve vergisiz zararının ödenmesi gerektiğine ilişkin bildirimde bulunulmadan yasal süre geçirilip yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy