MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; sanığın kömür çıkarttığının tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5995 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin değiştirilmeden önceki hâli ile 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 35. maddelerine uyan basit hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğu; ancak 5995 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda, izinsiz olarak kömür ocağı açıp kömür çıkarılması eyleminin yaptırımının idari yaptırıma dönüştürüldüğü, her ne kadar sanığın eylemi hırsızlık suçunu oluşturmasa da, Kabahatler Kanunu’nun 27/6 maddesi gereğince hırsızlık suçundan dolayı da karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanığın hırsızlık ve mühür bozma suçlarından eylemlerine uyan TCK'nın 141/1, 35 ve 203/1. maddeslerinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, sorgu tarihi olan 28.01.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Kabahat eyleminin düzenlendiği 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesinde, nispi nitelikte idari para cezası öngörülmesi nedeniyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca 8 yıllık soruşturma zamanaşımına tabi olduğu ve fiilin işlendiği 31.03.2009 gününden inceleme tarihine kadar zamanaşımının geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, inceleme tarihi itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3 maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, 05/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy