MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk ...'ın atanan müdafiden haberdar olmadığı, müdafinin kararı temyiz etmediği, suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın 20/02/2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun kararı 21/02/2013 tarihinde temyiz ettiği temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Başka suçtan aynı yer cezaevinde tutuklu olarak bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır edilmeden, yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Suça sürüklenen çocukların dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneklerine göre hüküm tarihinden önce onsekiz yaşını doldurdukları ve 5271 sayılı CMK'nın 182, 184 ve 186. maddeleri uyarınca verilmiş ayrı bir “kapalılık kararı” da bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkındaki duruşmanın, 5271 sayılı CMK’nın 182. maddesi uyarınca “herkese açık” bir şekilde yapılması ve hükmün de “açık yapılan duruşma sırasında” tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece suça sürüklenen çocuklar ... ve Uğur Göngörmez'in savunması alındığı oturumların ve devam eden oturumların kapalı yapılması, hükmün de kapalı duruşmada tefhim edilmesi suretiyle “açıklık kuralının” ihlâl edilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... yönünden suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesininde "altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda hapis cezası kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk Recep Amanakay, ... müdafiileri ve suça sürüklenen çocuk ...' ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy