MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, idari para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından katılan vekilinin temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen beraat kararına ilişkin incelemede;
Sanıklara yüklenen TCK'nın 174/3 maddesindeki tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, sanık ...'ın sorgusunun 12.12.2006 'da, sanık ...'ın sorgusunun 13.02.2007 'de, diğer sanık ...'in sorgusunun ise 10.09.2007 'de yapıldığı nazara alındığında zamanaşımını kesen son işlem olan ...'in sorgu tarihi olan 10.09.2007'den inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Tüm sanıklar hakkında idari para cezasına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında, Çat Barajı çıkışına yakın yerde maden arama ve işletme ruhsatı bulunmaksızın izinsiz olarak suça konu patlayıcı maddeleri bulundurarak maden çıkarmaları biçimindeki eylemlerinin, 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesine göre "...bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir." hükmü, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 27621 sayılı, 24/06/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5995 sayılı Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12.maddesinin 5.fıkrasının değiştirildiği, buna göre; "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır..." hükmüne yer verildiği dolayısıyla; söz konusu değişiklik ile sanıkların eyleminin suç olmaktan çıkıp kabahat niteliğinde olduğunun anlaşılması ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." şeklindeki yasal düzenleme karşısında, tüm sanıklar hakkında hırsızlık suçundan dolayı beraat, kabahat niteliğindeki eylemi için ise idari yaptırım kararı verilmesi gerektiği, ancak sanıklar hakkında uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre fiilin işlendiği 29/09/2008 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/3 maddesinde yazılı 8 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle sanıkların atılı suçtan dolayı BERAATLERİNE, sanıklar hakkında 5995 sayılı Maden Kanunu ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca suç tarihi olan 02/08/2006 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/3 maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle, 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince sanıklar hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 02.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy