Hırsızlık suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2009 tarihli ve 2008/65 esas, 2009/6 sayılı kararını müteakip, sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 01/11/2012 tarihli ve 2008/65 esas, 2009/6 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/06/2016 gün ve 4777-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2016 gün ve 2016/280959 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/04/2012 tarihli ve 2011/6-410 esas, 2012/170 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, söz konusu... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2009 tarihli kararında, başvuru süresinin ne zaman başlayacağının, başvuru merciinin gösterilmediği ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin de gösterilmediği gibi, ayrıca kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle, anılan kararın bu haliyle kesinleşmemiş bulunduğu nazara alınarak, temyiz talebinin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından incelendiği anlaşılmakla, bu sanık hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 19.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy