MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 106/1, 43 ve 66/1-e maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 10/02/2009 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
02/04/2006 tarihli tutanağa göre, sanığın karakola giderek üzerinde bulunan Nokia marka 3310 cep telefonunu iade ettiğinin, evde bulunan Samsung D 100 marka cep telefonunu ise oğlu....'den isteyerek getirttiğinin anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı müştekiden sorularak sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy