MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 29/08/2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı halde, bozmadan önce sanığın istemi üzerine sanık müdafii olarak duruşmalara katılan ve dosyada sanık ... tarafından verilmiş vekaletnamesine rastlanmayan Av. ...'nun bozmadan sonra yüzüne karşı karar tefhim edilmişse de, anılan müdafiinin daha önce görevinin sona erdiği ve mahkemece sanığa 06/11/2013 tarihinde gerekçeli hükmün tebliği üzerine sanığın kararı 08/11/2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyizinin süresinde olduğu belirlenerek ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 35. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 25/07/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy