MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar vreme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa gerekçeli kararın 12/12/2012 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği; sanığın bu karara karşı yasal süresi geçtikten sonra 20/12/2012 tarihinde temyiz itirazında bulunduğu; Mahkeme tarafından 27/02/2013 tarihli ek karar ile temyiz itirazının reddine karar verildiği; bu kararın da sanığa 25/03/2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği; bu kez sanık müdafii tarafından CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra ek kararın temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yakalanması üzerine çıkarıldığı Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18/02/2010 tarihinde ifadesinin alındığı, sanığın ikamet adresi olarak ... adresini bildirdiği; sanığa bu ifadesi sırasında gerekli yasal ihtaratın da yapıldığı halde, sonrasında adres değişikliğine ilişkin hiçbir beyan ve bildirimde bulunmadığı; bu nedenle bu adrese yapılan tebligatların usulüne uygun surette yapıldığının kabulü gerektiğinden, 25/03/2013 tarihinde tebliğ edilen ek kararı 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz eden sanık müdafıinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK'nın 116/2 maddesi yerine, aynı Kanun’un 116/1 maddesi olarak yanlış yazılması, hükmün gerekçesinde sanıkların eyleminin işyeri dokunulmazlığını bozma olarak kabul edilmesi nedeniyle, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun da birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ... hakkında tanık ...’un 09/12/2009 tarihli duruşmada “şikayetçilere ait iş yerinin önünden iki tane kamyonetin olduğunu bu kamyonetlere dükkandan hızlı bir şekilde yükleme yapıldığını gördüm. Şu an huzurda bulunan sanıklardan bana göre sol tarafta bulunan ve isminin ... olduğunu şu an öğrendiğim sanık yükleme yapılan kamyonetlerin birinin başında idi. Kesin olarak söyleyebildiğini” beyan etmesi nedeniyle mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık ...’e 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece daha önce Kanun’un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, sanığın öğrenme üzerine verdiği 04/09/2013 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy