MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında 18/09/2008 tarihinde verilen mahkumiyet kararının sanık ... tarafından temyiz edildiği, diğer sanık ...'ın yokluğunda verilen karar tebliğ edildiği halde temyiz etmemesine karşın, Horasan Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2009 tarihli talebine istinaden, mahkemece 08/07/2009 tarihli bir ek karar ile “hükümlülerin iştirak halinde işledikleri bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, CMK'nın 306. maddesi gereğince sanıklar ... ve ... hakkında verilen infazların 5275 sayılı Kanun'un 98/3. maddesi uyarınca tedbiren durdurulması ve her iki sanık için dosyanın temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay'a gönderilmesine karar verildiği, sanıklardan sadece ... hakkında temyiz incelemesi yapan 6. Ceza Dairesi tarafından hüküm 27/10/2014 tarihinde onandığı halde, mahallinden gönderilen dosyanın mahkemenin 16/12/2014 tarihli yazısı ile, “sanık ... yönünden değerlendirme yapıldığı sanık ...yönünden bir karar verilmediğinden bahisle dosyanın temyiz incelemesi için yeniden Yargıtaya gönderildiği anlaşılmakla; o yer Cumhuriyet savcısının talebi üzerine mahkemenin 16/12/2014 tarihli, 2007/69 E. sayılı yazısı ile sanık ...'in temyiz kapsamına diğer sanık ...'ın da dahil edilmesine yönelik atıfta bulunduğu 08/07/2009 sayılı ek kararının, “hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi” başlıklı CMK'nın 306. maddesine göre hüküm sanık lehine bozulmuş ise ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından yararlanırlar” şeklindeki düzenlemenin hükmün bozulması hali ile sınırlı olduğu da dikkate alınarak, hukuken geçersiz olduğundan, dava dosyasının incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.