MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6. Ceza Dairesi'nin 13.11.2014 tarihli ilamı ile Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2009 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine diğer sanıklar ile birlikte sanık ...'ya atanan Av....'ün yüzüne karşı verildiği ancak adı geçen savunman tarafından verilen ve gerekçeli kararın tebliğini isteyen süre tutum dilekçesinde “sanıklar” ibaresinden sonraki kısmı boş bırakıp altını ise sanık vekili olarak imzaladığı, gerekçeli kararın tebliğinden sonraki dilekçede ise sanık ...'ın isminin yazılmayıp beraat eden sanık ...'ın isminin yazıldığı, buna göre temyiz isteminin kapsamında duraksama meydana geldiği, bu duraksamaya yol açan eksikliğin ise sanık aleyhine sonuç doğurmasının da hak ve nesafet ilkelerine uygun olmayacağı anlaşıldığından sanığa savunman olarak atanan Av.....'e temyiz dilekçesinin açıklattırılarak temyizin kapsamı hakkındaki duraksamanın giderilmesi sebebiyle mahkemesine iade edildiği bunun üzerine Av....in beraat eden sanık ...’ın ismini sehven yazdığını sanık ... adına temyiz ettiğini belirtmesi karşısında beraat eden sanıklar ... ve ... hakkında temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2009 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine müdafi olarak atanan Av.... tarafından hükmün yasal süresi içinde temyiz edildiği, ancak atanan müdafiden sanık ...’ın haberdar olmadığı, 6. Ceza Dairesi'nin 13.11.2014 tarihli ilamı ile “sanık ...'ya kendisine bir avukat atandığı bildirilip avukatın yaptığı işlere onay verip vermediği saptandıktan sonra anılan kararın başvurabileceği
yasa yolu, türü, süresi, mercii, sürenin ne zaman başlayacağı ve nerelere ne biçimde müracaat edilebileceğine ilişkin açıklama yazılmak suretiyle tebliği ile bu belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verilerek dosyanın mahkemesine iade edildiği, iade üzerine mahkemece usulüne uygun yapılan tebligata rağmen sanığın temyiz isteminde ve atanan müdafinin temyiz talebini kabul ettiğine dair beyanda bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz” hükmü gereğince, kendisine atanan zorunlu müdafiden haberdar olmayan sanığa Yargıtay 6. Ceza Dairesinin ilamı doğrultusunda gerekçeli karar ile birlikte zorunlu müdafinin temyizine onay verip vermediği hususunu mahkemeye bildirmelerine dair ihtarlı tebligat tebliğ edilmiş olup, sanığın temyize onay verdiğine ya da kendisinin hükmü temyiz ettiğine ilişkin bir belge dosya içinde bulunmadığından zorunlu müdafinin hukuken geçerli olmayan temyiz isteminin REDDİNE, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.