MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen 12 yıllık kesintili (olağanüstü) dava zamanaşımının suçun işlendiği 02.12.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların, mahkumiyet hükmünden önce kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Katılanların işyerlerinden çalınan eşyaların kolluk araştırması sonucunda ele geçirilmesi,sanıkların bizzat etkin pişmanlık göstererek iadeyi sağlamadıklarının anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde TCK'nun 168/1 maddesinin uygulanması, birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, katılan ...’in dükkanından çalınan eşyaların değeri hafif olduğu halde uyarlama yapılırken pek fahiş olarak kabulü ise 5237 sayılı TCK'nuna göre hükmolunan cezalar sanıklar yararına olduğundan ve sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy