MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, belirlenen cezanın uzun süreli olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, anılan maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın müştekiye ait dükkandan 25,00 TL değerinde takı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin, uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kolluk tarafından düzenlenen 29.05.2012 tarihli tutanağa göre; müştekiye ait takıları çalan sanığın, başka bir suç işlerken yakalandıktan sonra, çantasındaki takıları da çaldığını söyleyerek aldığı yeri söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın adli sicil kaydında yazılı Kemah Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2006 gün ve 22-18 sayılı mahkumiyet kararının 13/07/2008 olan infaz tarihinden suç tarihine kadar üç yıllık sürenin geçmesi nedeniyle tekerrüre esas olmadığı ve bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, ayrıca çalınan takılar iade edildiğinden ve dosya içeriğine göre müştekinin başka zararı olmadığından aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşulunun da gerçekleştiği; bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.