MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde tebliğe çıkarılması, ancak 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılmasının gerektiği; somut olayda sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorgusu esnasında bildirdiği, bilinen son adresi olan ... mahallesi, 10. sokak no:9 D: 9 .... adresi yerine doğrudan MERNİS adresine gönderildiğinden, yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın öğrenme üzerine verdiği 19/12/2012 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK'nın 116/4. maddesi yerine aynı Kanunun 142/1-b maddesi olarak yanlış yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş; adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedei yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 30/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy