MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Yokluğunda verilen karar, sanık ...'na 27/03/2014 tarihinde tebliğ edilmişse de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, sanık ...'nun görevsizlik kararı verilmesinden önce Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan kovuşturmada Av. ... u ile duruşmalara katıldığı, görevsizlik kararından sonra müdafiin duruşmalara katılmamakla birlikte, 07/04/2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili sanık adına beyanda bulunduğu ve sanık ...'un da 16/07/2009 tarihli duruşmada müdafiinin bulunduğunu belirttiği ancak dosya arasında sanık müdafiinin vekaletnamesine rastlanmadığının anlaşılması karşısında; Av. ...'nun karar tarihinden önceki tarih itibariyle sanık ...'nun müdafii olduğuna dair vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, vekaletnamesi var ise eklenmesi ve müdafiiye gerekçeli kararın tebliğ edilmesi ile tebligat belgesi ve verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenmesi, vekaletnamesinin bulunmaması halinde ise bu hususun tutanakla tespit edilmesi,
2- Temyize gelmeyen sanık ...'nin yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma aşamasında ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine tebliğe çıkartılmadan doğrudan adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca 27/03/2014 tarihinde yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/03/2015 tarihli eksikliği giderme yazısı üzerine sanığın kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Sanık ...'nin mahkemeye bildirdiği adresinde daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından ve sanığın mernis adresi de bulunduğundan kendisine 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...'ye gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde sanığın son bilinen adresine yapılan tebligatın bila tebliğ dönmüş olması nedeniyle, sanığın güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 24/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy