MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14/11/2010 yerine 15/11/2010 olarak yazılması,
2-Diş Hekimliği Fakültesinde doktor olan katılan soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, telefonunun cebinde olmadığını fark ederek olay günü gittiği yerlerde bırakmış olabileceğini düşünüp araştırdığını ancak bulamadığını ve aradığında kapalı olduğunu anladığını, yine kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde olay günü hastalar tarafından kullanılan lavaboyu da kullandığını söylediğinin, aynı fakültede temizlikçi olarak çalışan sanık da aşamalardaki ifadesinde, suça konu telefonu olay günü temizlik yaparken vatandaşlar tarafından kullanılan tuvaletin penceresinde bularak kullandığını ve sonrasında kolluk görevlileri kendisine durumu söylediğinde telefonu teslim ettiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, atılı hırsızlık suçunu işlemediğini ve sadece telefonu bularak kullandığını savunan sanığın, mahkemece de kabul edildiği üzere katılanın tuvalette unuttuğu suça konu telefonu bulması ve bulduktan sonra yetkili mercileri durumdan haberdar etmeden kullanması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 160. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden dosya içeriğine uymayan gerekçelerle hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre ise;
Dosya kapsamına göre, katılanın 27/11/2013 günü saat 17:00 sıraları telefonunun cebinde olmadığını fark ettiğini söylemesi ve sanığın da olay günü saat 16:00 sıraları telefonu bulduğunu söylemesi ile suç tarihinde güneşin saat 15:51’de battığının ve TCK'nın 6/1-e. maddesi uyarınca gecenin saat 16:51’de başladığının anlaşılması karşısında, atılı suçun gece işlendiğine ilişkin hangi gerekçe ile katılanın sadece olayı fark etme saatine üstünlük tanındığı belirtilmeden eylemin gece işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy