MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müştekinin 31.10.2009 tarihli kolluk ifadesinde aracını saat 00.00'da park ettiğini, saat 01.00'de ise park ettiği yere geldiğinde yerinde olmadığını gördüğünü beyan ettiği, suç tarihinde, güneşin saat 17.03'de battığı, gece vaktinin saat 18.03'de başlayıp 06.05'de bittiği, bu suretle, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından, sanığın kapıları kilitli park halinde bulunan müştekiye ait arabayı çalması biçimindeki eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması, her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın tüm aşamalarda atılı suçu inkar ederek diğer sanık ... ile aralarında husumet olduğunu savunduğu ve sanık ...'in de aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında oluşa, dosya içeriğine ve aksi tespit edilemeyen savunmasına göre; hırsızlık suçunu işlediğine dair diğer sanık ...’in atfı cürüm mahiyetindeki iddialarından başkaca her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy