Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Kanun'un 142/1 -b, 31/2. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2011 tarihli ve 2011/5-24 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 31/2 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2015 tarihli ve 2015/66 esas, 2015/333 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.10.2015 gün ve 2015/22025/69837 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 gün ve 2015/362254 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Suçun işlendiği 03/03/2011 tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan belirlenen 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiinin görevinin hükmün kesinleşinceye kadar devam edeceği, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün yeni suç işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yokluğunda açıklandığı ve bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliği gerektiği halde sadece suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesi karşısında suça sürüklenen çocuk müdafiine gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy