Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1 ve 522. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/10/200 tarihli ve 1999/1477 esas, 2000/731 sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un sanığın aleyhine olduğu gerekçesi ile talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 10/06/2005 tarihli ve 1999/47 esas, 2000/731 sayılı ek kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 17/06/2008 tarihli ve 2007/1528 esas, 2008/13385 sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine dair, anılan Mahkemenin 17/03/2009 tarihli ve 2008/699 esas, 2009/232 sayılı karar aleyhine ... verilen 23/10/2015 gün ve 2015/21813-69097 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve 2015/362106 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9.maddesinin 4.fıkrasında ‘kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin
hükümler uygulanmaz’ şeklindeki düzenleme nedeniyle,....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.10.2000 tarihli hükmün Yargıtay 6.Ceza dairesinin 01.02.2001 tarih ve 2001/680-782 sayılı ilamı ile Onanmasına karar verilerek hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine yapılan yargılama sonucunda, kesin hükümle sonuçlanmış davanın 765 sayılı TCK’nın 102/4.ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, ....Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 17/03/2009 gün ve 2008/699 E, 2009/232 K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.