MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 02.00-03.00 saatleri arasında gece vakti mağdura ait işyerine teras katındaki tahta kapıyı kırarak girip suça konu eşyaları çalması biçiminde gerçekleşen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi” nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık göstermesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesi yerine 168/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddesi olarak belirtilmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi ile gece vaktinden artırım yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy