MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının infazı aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık savunmasında müştekinin iş yerinde çalıştığını söylemesi karşısında; müştekiden sanığın iş yerinde çalışıp çalışmadığı, ne kadar süre çalıştığı, müştekiden alacağı olup olmadığı detaylı sorularak ve dosya içerisinde mevcut 03.04.2007 tarihli makbuz üzerinde isimleri yazan ..., ..., ... araştırılarak, olaya ilişkin beyanları alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanık hakkında bozma öncesi verilen 29.12.2008 tarihli ilk hükümde TCK'nın 116/2, 119/1-c. maddeleri gereğince 12 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 25.03.2014 gün ve 2011/22541 E., 2014/5211 K. sayılı ilamı ile hükmün, kazanılmış hakkın gözetilmesi suretiyle bozulmasına karar verildiği, bilahare mahkemece bozmaya uyularak verilen 12.05.2015 tarihli hükümde TCK'nın 116/2, 119/1-c, 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezasına, ancak kazanılmış hakkı saklı tutularak sonuç cezanın önceki hükümle tayin edilmiş olan 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği halde, TCK’nın 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince 7.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
b-Sanığın müştekiye ait iş yerine birden çok kişi ile girdiğine dair bir kabulü olmadığı gibi buna ilişkin başkaca da bir delil olmadığı halde, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince cezasında arttırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK'nun 326/son maddesi gözetilerek BOZULMASINA, 30/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy