MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, kasten yaralama, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen 30/12/2013 tarihli ek kararın, sanık müdafiine 16/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, ancak temyiz edilmediği belirlenerek hırsızlık, kasten yaralama ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından verilen kararlara hasren yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanıklar hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan ...’ın, şantiye şefi olarak çalıştığı alışveriş merkezi inşaatında sanıkların, patronuna ait aracın camını kırmaya çalıştıklarını, yanlarına gidip ne yaptıklarını sorduğunu,polis olduklarını söyleyen sanıklardan birinin silah çekerek, geri çekil dediğini, diğer sanığın da arabanın içerisinden levye ile çıkıp koluna vurduğunu, bu sırada diğer sanığın kendisini hedef alarak iki el ateş ettiğini, yere yattığını, bu sırada diğer katılan ...’ın geldiğini, sanıkların araçlarıyla kaçmaya çalıştıklarını, arkalarından takip ettiklerini, sanıkların tekrar geriye doğru ateş etmesi üzerine korkup takibi bıraktıklarını beyan etmesi ve diğer katılan ...’ın da bu beyanı doğrulaması karşısında sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde, 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c bendinde tanımlanan nitelikli yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hırsızlık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 18/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.