MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisindeki keşif tutanakları, atılı suçun işlendiği yerin kapı ve pencereleri takılı bina mahiyetinde olduğu ve suça konu süslemeli demir korkulukların 50 kg ağırlığında ve 15 TL değerinde olduğuna dair 01/04/2010 tarihli ve 28/02/2014 tarihli bilirkişi raporları, tanık ...'ın aşamalardaki anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki “1. no'lu” bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- 28/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda 50 kg ağırlığındaki suça konu demir korkulukların 15 TL değerinde olduğunun tespit edilmesi karşısında; çalınan eşyanın değerinin az oluşu göz önüne alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Tanıklar ... ve ...'ın ihbarı üzerine kolluk görevlilerince ihbar doğrultusunda çevrede yapılan araştırmada, sanıkların at arabası ile görülerek durdurulduğu ve at arabasında bulunan demir korkulukların tanık ... tarafından teşhis edilmesi üzerine muhafaza altına alındığı, sanıkların herhangi bir yer göstermesi veya rızai iadelerinin bulunmadığının anlaşıldığı olayda; sanıklar hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
III- Sanıklar müdafiilerinin 17/05/2010 tarihli ve 13/03/2014 tarihli oturumlarda sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteklerinin, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy