MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın şikayetçinin iş yerinden aynı suç işleme kararıyla ve 28/12/2013 ile 30/12/2013 tarihlerinde olmak üzere iki gün ara ile gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinin, suç tarihleri arasındaki zaman dilimi dikkate alınarak bir bütün halinde zincirleme suçu oluşturacağı gözetilerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan bir kez mahkumiyet hükmü kurulup, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle artırım yapılması yerine, iki ayrı suçu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamı bulunsa da suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka olmadığı, 28/12/2013 tarihinde işlenen suçta zararın giderilmiş olduğu, 30/12/2013 tarihli suçun ise teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden ve 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile CMK’nın 231. maddesine eklenen cümle gereğince sanığa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine dair kabulünün olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy