MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mahkûmiyet hükmüne esas alınan kaçak elektrik tespit tutanağının aslı veya onaylı örneği getirtilmeden onaysız fotokopisi ile yetinilerek karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 169/2 ve 219. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın evinde yapılan denetimde su sayacının üst muhafaza camı ve üst muhafaza tutucusu delinerek sayacın normal çalışmasının engellendiğinden bahisle kaçak su tutanağı düzenlendiği, ev sahibi...’ın 20.08.2013 tarihli ifadesinde, sanığın suça konu evde 4 yıldan bu yana kiracı olarak oturduğunu belirttiği, dosya içerisindeki kira sözleşmesine göre de kiranın başlangıcının 12.05.2010 olduğunun anlaşılması karşısında; mahallinde bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sanığın evde oturmaya başladığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, tespit edilen kurulu güç ile sayaçta okunan tüketim miktarının orantılı olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmemesi,
3- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu dikkate alınarak, kurumun gerçek zararı, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy