MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1. Müşkeki kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Kovuşturma evresinde 02.12.2011 tarihinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK'nın 238. maddesi uyarınca davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan müşteki kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, müşteki kurum vekilinin temyiz inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2. Sanık müdafinin temyiz itirazlarına gelince,
Yokluğunda verilen kararın sanığa, kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği ve Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesine göre bilinen son adresi olan “.... Köyü Merkez ....” adresi yerine, doğrudan MERNİS adresine 21.04.2014 tarihinde tebliğ edilmesi ve sanık müdafi tarafından 06.05.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verilmesi üzerine mahkemece 14.07.2014 tarihli ek kararla, “süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine” dair verilen kararın sanık müdafine tebliğ edilmediği gibi, doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin de usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; sanık müdafinin 06.05.2014 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 14.07.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy