MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Mühür bozma suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Karşılıksız yararlanma suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında “Abonesiz elektrik kullanıldığı, kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği ve endeksin 660 kwh olduğunun” belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden, suça konu sayacın hangi tarihten itibaren sanığın kullanımında olduğu tespit edildikten sonra, bilirkişi aracılığıyla suç tutanağının düzenlendiği evdeki kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, tespit edilen kurulu güç ile sayaçta okunan tüketim miktarının orantılı olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı da belirlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi, suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu dikkate alınarak, katılan kurumun zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy