MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay günü sanığın, müşteki ...’in kullandığı aracı düz kontak yapmak suretiyle çaldığı, aracın içinde bulunan müşteki....’e ait matkap,dekopaj ve takım çantasının da araç içinde bulunduğu olayda, çaldığı eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığından tek hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin mahkemenin delilleri kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a)Suça konu müşteki Mehmet’e ait eşyaları sakladığı yeri göstererek iadesini sağlayan sanık hakkında kısmi iadenin söz konusu olduğu anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği müştekiden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmas,
Kabule göre de;
b)Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleşmiş olması nedeniyle TCK'nın 168/1-4. maddesi uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranı nazara alınarak 1/2 oranından fazla oranda indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması,
c)Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçuna ilişkin olup, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde "davanın düşmesi" ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, öncelikle tekerrüre esas alınan bu ilamla ilgili uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d)5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında,sanık hakkında mala zarar verme suçundan usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davası bulunmadığı, ayrı bir iddianame ile de dava açılmadığı halde ek savunma hakkı tanınmak suretiyle mala zarar verme suçundan da ayrıca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası hırsızlık suçundan kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy