MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmünün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile katılan ... ve ...'e yönelik konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Tanık ...’nın 02/03/2014 tarihli kolluk ifadesinde, suça sürüklenen çocuğu yolda beyaz bir ekobisi itekleyerek götürürken gördüğünü, arkadaşı katılan ...’e ait ekobis olduğunu öğrenince, alıp evinin garajına koyduğunu, daha sonra aracıyla suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı sanığın kaçtığı yöne doğru ilerlerken, bu defa da kırmızı renkli bir ekobisi götürürken gördüğünü beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun kesintisiz takip olmaksızın devriye gezen polis ekibi tarafından yakalandığı anlaşılmakla, mahkemenin katılan ... ve ...’a yönelik hırsızlık eyleminin tamamlandığı yönündeki oluş ve dosya içeriğine uygun olan kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a-İddianamede, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35/2 maddelerinin uygulanması talep edildiği halde ek savunma hakkı tanınmadan belirtilen maddenin uygulanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
b-Katılan ... ve ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümde; suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı sanık ... ile birlikte, katılanın evinin merdiven boşluğuna direksiyon kilidini kilitleyerek bıraktığı elektrikli bisikletinin direksiyon kilidini kırarak çalmaları ve müşteki ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümde de evin bahçesinde duran elektrikli bisikleti direksiyon kilidini kırarak çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
c-Katılan ... ve ...'a karşı işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılması sırasında 12 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
d-Katılan ... ve ...’a yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken ‘katılanın zararının giderilmediği’ biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiini temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.