MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas sayılı dosyasında sanık olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen ... hakkında, dosyaya eklenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/36472 tarihli iddianamesiyle, sanığın kimlik bilgilerinin ...tarafından kullanıldığı, ... ile birlikte yaşayan... isimli şahsın ceza infaz kurumuna ...’i görmek üzere başvurduğunda yapılan araştırmada, ...’nun kimliğiyle tutuklanıp hakkında mahkumiyet kararı verilen şahsın gerçekte ... olduğunun belirtildiği, ...’nun 13.04.2017 tarihli dilekçesiyle, suç tarihi olan 25.02.2015 günü askerde olduğunu beyan ettiği, yine başka bir suç nedeniyle İstanbul Anadolu 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/793 Esas sayılı dosyasında sanıklardan ...’in 11.03.2015 tarihli duruşmada; birlikte yargılandığı suç ortaklarından ...’nun aslında abisi ... olduğu, ...’nun askerde olduğu, Volkan’ın daha önce evlerinde kalan Süleyman’ın kimlik bilgilerini ele geçirip onun ismiyle ceza infaz kurumunda bulunduğunu beyan ettiği, ... hakkında İstanbul Anadolu Başsavcılığı tarafından 2016/43452 esas sayılı soruşturma dosyasında düzenlenen iddianame ile dava açıldığı ve UYAP’tan yapılan araştırmada Volkan hakkında İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2018 tarih, 2016/667 E. ve 2018/110 K. sayılı kararıyla hakkında mahkumiyet verildiği anlaşılmakla; tüm bu hususlar araştırılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.