MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/07/2013 tarihli iade kararı sadece karşılıksız yararlanma suçuna yönelik olmasına, mühür bozma suçundan kurulan 10/06/2010 tarihli ve 2009/327 E.-2010/488 K sayılı karar hukuki varlığını devam ettirmesine rağmen, mühür bozma suçu yönünden kurulan 02/04/2013 tarihli, 2012/1375 E.- 2013/1217 K. sayılı ikinci kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında 02/04/2013 tarihinde karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı verilen 02/04/2013 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 02/05/2014 tarihinde temyiz etmesi karşısında, temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında 10/06/2010 tarihinde mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy