MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak ve işyeri güvenlik kamera kayıtlarına göre; sanık ...'ın hırsızlık suçunu işlerken tanınmamak için kafasına kar maskesi taktığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç ceza değişmediğinden; ayrıca işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak ve işyeri güvenlik kamera kayıtlarına göre; sanık ...'ın hırsızlık suçunu işlerken tanınmamak için kafasına kar maskesi taktığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç ceza değişmediğinden; ayrıca işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 25/11/2015 tarihli bozma ilamından önce verilen ve sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın lehine temyiz edilen 17/04/2015 tarihli kararda sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı TCK'nın 116/4, 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 5 ay hapis cezası, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 1 ay 20 gün hapis cezası olduğu ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu miktarın 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden fazla cezalara hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ''sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı korunmak suretiyle, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına; işyeri doknulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen 10 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı korunmak suretiyle 5 ay hapis cezasına; mala zarar verme suçundan hükmedilen 3 ay 10 gün hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı korunmak suretiyle, 1 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesine'' karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.