MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın sanığın müdafiisi Av.... yerine, müdafii olup olmadığı anlaşılamayan Av....'a tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine 30/06/2011 tarihinde verdiği temyiz isteminin süresinde olduğu, yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu belirlenerek ve Yargıtay 22.Ceza Dairesi'nin 16/03/2016 tarihli kararı uyarınca gerekçeli kararın Av....'ya tebliğ edildiği, Av. ...'nın 05/05/2016 tarihli temyiz dilekçesi ile sanık müdafii sıfatıyla kararı temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; müştekinin 13/09/2005 tarihinde çalınan aracının 08/10/2005 tarihinde sanığın kullanımında yakalandığı, sanığın Kadir Salman adına tanzim edilmiş sürücü belgesi ibraz ederek kendisini Kadir Salman olarak tanıttığı, üst aramasında sahte nüfus cüzdanı, sahte sürücü belgesi ve sahte vekaletname ele geçirildiği, sanığın soruşturma aşamasında, suça konu aracı Corc lakaplı açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahsın satmak üzere kendisine getirdiğini, kovuşturma aşamasında da 2002 yılında cezaevinde kalırken tanıştığı Corc lakabını kullanan Özkan isimli bir şahıstan 15 günlüğüne ödünç aldığını savunması ve bu şahsın temin edilememesi karşısında, suça konu aracı kimden aldığını ispat edemeyen sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nın 165.maddesine göre mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy