MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kısa ve gerekçeli kararda suç adının '' silahla tehdit '' olarak doğru yazıldığı halde, uygulama maddesinin TCK'nın 106/2-a maddesi yerine, aynı Kanun'un 106/2. maddesi şeklinde yazılması mahallinde ilave edilebilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sanık hakkında adli sicil kaydında bulunan Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 kesinleşme tarihli ve 2011/217 E., 2012/1452 K. sayılı kararına konu hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
b- Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan ne şekilde tahsil edileceğine kararda yer verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarına '' Sanık hakkında adli sicil kaydında bulunan Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 kesinleşme tarihli ve 2011/217 E., 2012/1452 K. sayılı kararına konu hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/7 maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, '' ve '' vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline '' ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra, 12.07.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1. ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.