MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafii görevlendirilmesi gerektiği, dosya içerisinde Av ...'ın sanığın müdafiisi olduğuna ilişkin vekaletnamesinin bulunduğu ve sanığın savunmasını müdafiisi huzurunda yaptığı gözetildiğinde tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içeriğine göre sanığın eylemini haksız yere elinde bulundurduğu anahtar ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında daha özel nitelikte bulunan TCK'nun 142/2-d maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken TCK'nun 142/2-d-h maddeleri gösterilmek suretiyle karışıklığa neden olunması,
2-28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinde artırım oranının 1/2 olarak belirlenmesine rağmen sanık hakkında 1/3 oranında artırım yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
3-Katılanın soruşturma evresinde 30.09.2015 tarihinde kolluk görevlilerince alınan beyanında odasında bulunan 10.600 İsviçre Frangı ile 1000 TL parasının sanık tarafından çalındığını beyan ettiği, kolluk görevlilerince düzenlenen 30.09.2015 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre sanığın kendiliğinden kolluk görevlilerine teslim olduğu, üzerinde bulunan 5900 TL ve 2000 İsviçre Frangını teslim edip 6100 TL parayı da tanık Fatih Kurt'a emaneten bıraktığını beyan ettiğinin belirtildiği, aynı gün düzenlenen tutanak içeriğine göre de tanık Fatih Kurt'tan emaneten bırakılan 6100 TL paranın teslim alındığı, katılanın 01.10.2015 tarihinde alınan ek ifadesinde sanığın suça konu paraları eksik veya tam olarak iade etse dahi cezai indirimden yararlanmasını istemediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında katılanın alınan ek ifadesi ile ele geçirilen suça konu malların katılana teslimi arasındaki zaman farkı da gözetildiğinde katılandan suça konu paranın kendisine teslim edildikten sonra tekrardan kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.