MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın 26.12.2007 tarihinde yokluğunda karar verilen sanık ...'e 20.03.2008 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, ancak UYAP kayıtlarında sanığın tebliğ tarihinde Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın 14.07.2008 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek ve ayrıca sanık ... hakkında temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle 01.07.2008 tarihinde temyiz isteminin reddine karar verildiği, 01.07.2008 tarihli ek kararın sanık ...'e 28.07.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen temyiz talebinde bulunmadığı belirlenerek, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde;
1-Sanık ... ve Erman hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların suç tarihinde gece vakti müştekinin evine mutfak ve balkon demirlerini kırarak zarar vermek suretiyle girdiklerinin anlaşılması karşsısında, belirlenemeyen zaman diliminde, muhkem şekilde kilit altına alınmış eşya hakkındaki hırsızlık suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son,522 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2.maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b,143,116/1-4,151/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4 maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımı sürelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3.maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanıkların yararına olması ve sanıklara yüklenen mala zarar verme suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı yasanın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin mahkumiyet kararının verildiği tarih olan 26/12/2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık ... ve Erman hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasa'nın 142/1-b,143/1,116/4,119/1-c maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları ile 765 sayılı TCK'nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, dosya içeriğine, savunmaya, olay ve yakalama tutanağına göre sanıkların birlikte geceden sayılan zaman diliminde müştekiye ait eve muhkem nitelikte olduğu belirlenen mutfak ve balkon demirlerini kırmak suretiyle girerek 1 adet parfüm, 4 adet çorap, 1 adet tabanca, 2 adet eşofman, 2 adet Cumhuriyet altını çalmak biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 119/1-c maddesindeki birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilen gece vakti konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturacağı, 5237 sayılı TCK'nın göre konut dokunulmazlığını bozma suçu da değerlendirilerek bu suçtan da uygulama yapılmak suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa'nın 493/1-son, 522 (pek fahiş) maddeleri uygulanmak suretiyle belirlenecek hüküm ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerine göre sanıkların eylemine uyan suçlardan uygulama yapılıp, denetime olanaklı biçimde sonuç cezalar belirlenmek suretiyle karşılaştırma yapılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği,ancak 5237 sayılı TCK'nın ilgili hükümleri uyarınca belirlenen cezaların açıkça sanıkların lehine olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,müştekiye yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçunun ise birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.