MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yaplan temyiz incelemesinde;
Yokluğunda verilip 24/12/2012 tarihinde tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 09/01/2013 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yaplan temyiz incelemesinde;
10/02/2011 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre suça konu çalınan aracın kapılarında, kapı kilitlerinde, camlarında ve kontak kısmında herhangi bir zorlamanın olmadığının ve sol ön kapı camının hafif inik olup düz kontak durumunun da olmadığının tespit edilmiş olması karşısında sanığın eyleminin, TCK'nın 142/2-d. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Yasa'nın 142/1-e. maddesi gereğince uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından, hırsızlık suçundan mahkum olan sanığın tekerrüre esas alınan... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2010 gün ve 30 – 439 sayılı kararında hırsızlık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından olmak üzere iki ayrı suçtan verilen hükümlülük kararının bulunması, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek, bu kararlardan en ağır cezaya ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerekirken, bunlardan ağır olanın seçildiğinin kararda belirtilmemiş olması, her iki suçtan verilen sonuç cezaların 2 yıl hapis cezasına ilişkin olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.