MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve 14/11/2013 tarihinde yöntemine uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14/06/2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasıyla mahkum edilmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
b- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin 05/11/2013 tarihli duruşmada belirttiği, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesini de kapsamasına karşın, bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
c- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-b maddesinde belirtilen “Kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Suça sürüklenen çocuk ...'ın suçtan kaynaklanan zararı gidermemesi ve şartlarının oluşmaması dikkate alınarak” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 116/1,53,63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılan sanık ...'a, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uygulanmadan önce ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilerek 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafi ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy