Hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1-son, 61, 522, 2253 sayılı Kanun’un 12/2-2 ve 647 sayılı Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 1.100,00 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 4. Çocuk Mahkemesinin 26/11/2007 tarihli ve 2006/811 esas, 2007/611 sayılı kararını müteakip suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun, 765 sayılı Kanun’un 492/1-son, 61, 522, 2253 sayılı Kanun’un 12/2-2 ve 647 sayılı Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 1.100,00 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ... 2. Çocuk Mahkemesinin 18/02/2015 tarihli ve 2014/662 esas, 2015/119 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.04.2016 gün ve 9428-2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 gün ve 2016/191475 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, 19/12/2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/5. maddesinde “denetimli serbestlik süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde davanın düşmesine karar verilir" hükmü gereğince, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik süresi içerisinde işlemiş olduğu suçtan dolayı... 1. Çocuk Mahkemesinin 22.10.2014 tarih ve 2014/765-2014/999 sayılı ilamı ile 4.000,00 lira adli para cezasına mahkum olduğunun anlaşılmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine olan 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesinin 6. fıkrasındaki hapis cezasına mahkum olma koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
2-Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen
hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayımızda sanık hakkında ... 4. Çocuk Mahkemesinin 26/11/2007 tarihli ve 2006/811 esas, 2007/611 sayılı ilamına konu ilk kararın itiraz edilmeksizin 25/12/2007 tarihinde kesinleştiği,... 1. Çocuk Mahkemesinin 22/10/2014 tarihli ve 2014/765-999 sayılı kararına konu 2. suçun ise 09/09/2008 tarihinde işlendiği ve söz konusu bu kararın 20/11/2014 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin 09/09/2008 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, kararın verildiği 18/02/2015 tarihleri arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/5. maddesinde “denetimli serbestlik süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olmadığı ve yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde davanın düşmesine karar verilir” hükmü gereğince, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik süresi içerisinde işlemiş olduğu suçtan dolayı... 1. Çocuk Mahkemesinin 22.10.2014 tarih ve 2014/765-999 sayılı ilamı ile 4.000,00 TL adli para cezasına mahkûm olduğunun anlaşılmış olması karşısında; suça sürüklenen çocuk lehine olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinin 6. fıkrasındaki hapis cezasına mahkûm olma koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (...) 2. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.02.2015 gün ve 2014/662 E., 2015/119 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, verilen kararın niteliği itibariyle 2 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy