Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ... ’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 31/3, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/2-3, 522/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, 2 ay 20 gün hapis ve 97,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2008 tarihli ve 2004/291 esas, 2008/2 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 03/05/2016 gün ve 2015-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2016 gün ve 2016/227753 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hırsızlık suçunun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde
2- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış sanık hakkında mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/2-3, 522/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 20 gün hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- Sanığın mahkumiyetine karar verilen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının, suç tarihleri itibariyle uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, "suçun kamu hizmeti gören okulun eşyalarına karşı işlendiği" şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, "suçun kamu hizmeti gören okulun eşyalarına karşı işlendiği" şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (...) 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.01.2008 gün ve 2004/291 E., 2008/2 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, verilen kararın niteliği itibariyle 1 ve 2 no'lu bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.