MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Şikayetçi kurum vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi kurumun davaya katılma hakkı olmadığı gibi verilen katılma kararı da hukuken geçersiz olacağından hükmü temyiz yetkisi bulunmayan şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ve sanık müdafiinin hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya kapsamına göre suç tarihinde henüz yapımı tamamlanmayan ve teslimi de yapılmamış olan ceza infaz kurumu inşaat tesisatının elektrik kablolarının kesilerek çalınması eyleminin, TCK'nın 142/1-e. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, aynı Yasa'nın 142/1-a. maddesi ile uygulama yapılması iki bentte öngörülen cezaların alt ve üst sınırları aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık ve sanık müdafiinin mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen eşyanın kendisinin oluşturması durumunda çalınan eşyaya verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği ve suç işlenirken ayrıca bir zarar oluştuğuna dair tespit bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.