MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/11/2013 tarih ve 2012/5 E.–2013/254 K. sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10/01/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 23/05/2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçunu işlemesi nedeniyle bildirim yapılan Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/03/2015 tarih 2014/593 E. -2015/429 K. sayılı ilamına konu suçun TCK’nın 86/2, 86/3-e, 31/3 maddesinde yazılı kasten yaralama suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suça sürüklenen çocuklar hakkında üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis ve adli para cezasını gerektiren suçların uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun UYAP'tan alınan adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde 17/11/2014 tarihinde işlediği TCK’nın 191/1. maddesindeki kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı Pazar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2017 tarihinde verilen ve 26/02/2018 tarihinde kesinleşen 2016/501 E- 2017/114 K. sayılı ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanmış olmasının sonuca etkili olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.
2-04.10.2011 tarihli tutanak içeriğine göre; mağdurun polislere haber vermesi üzerine suça sürüklenen çocuğun kolunda mağdura ait kol saati takılı halde yakalandığı ve saati bulduğunu söyleyerek teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk tarafından etkin pişmanlığa dayalı bir iadenin söz konusu olmadığı, suça konu mağdura ait kol saatinin kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma ile ele geçtiği gözetilmeden, TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3-Suça sürüklenen çocuk müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksit uygulanması talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
4-Cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükmünün, akıl hastalığına ilişkin 32/2. ve yaş küçüklüğüne ilişkin TCK'nın 31/3. maddelerinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun'un 61/5. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy