Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2013 tarihli ve 2013/30 esas, 2013/825 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.08.2016 gün ve 8349-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2016 gün ve 2016/350479 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın, müşteki tarafından kapısı açık şekilde bırakılan otomobilden bilgisayarı çaldığı, kilitli olmayan kapıdan içeri girmek sureti ile çalmak şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesindeki hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, müşteki tarafından kapısı açık bırakılan kapalı kasa kamyonetin ön koltuğunda bulunan çantanın içerisinden dizüstü bilgisayarı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK'nın 141/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ...1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 07/10/2013 tarih ve 2013/30 E.-2013/825 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca ve mahkemenin alt sınırdan hüküm kurmak yönündeki takdiri de gözetilerek hapis cezasının 1 yıl olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca takdire göre 1/6 oranında indirim ile sonuç cezanın 10 ay hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.