MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın şikayetçinin manav dükkanında boğazına bastırarak 300,00 TL parasını aldığına dair şikayetçinin iddiası dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şikayetçiye ait iş yerinde kamera bulunmadığı gibi şikayetçi ve sanık dışında olayın görgü tanığının olmadığı, ayrıca tutanak tanıklarının duruşmadaki beyanları ve şikayetçinin kolluktaki ifadesinde kendisinde yaralanma olmaması nedeniyle doktor raporu aldırmak istemediğini beyan etmesi karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 148. maddesi uyarınca yağma suçunu oluşturmadığı, ancak sanığın şikayetçiye ait manav dükkanının içerisinden suça konu paranın çalınması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, 06.10.2015 tarihli duruşmada sanığa ek savunma verilen maddenin TCK'nın “141/h”, hüküm bölümünde uygulanan kanun maddesinin de TCK'nın “142/1-h” maddesi olarak gösterilmiş ise de, TCK'da bu fıkralarda hüküm bulunmaması ve mahkemenin kabulünün 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi yönünde olduğunun anlaşılması karşısında, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunlukların uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğindeki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimler kurulunun kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy