MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda hüküm kurulan sanığın mahkemede bildirdiği en son adresine tebligat çıkarılmadan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca mernis adresine 26/10/2015 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu tarihe göre temyiz süresi geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğundan bahisle yerel mahkemece verilen 13/07/2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak sanığın öğrenme üzerine 08/10/2015 tarihli karara yönelik temyiz itirazının süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın hırsızlık suçunun işlendiği tarihten 10 gün kadar sonra suça konu cep telefonu ile birlikte yakalandığı, savunmasında telefonu çöpten bulduğunu söylemesi nedeniyle, sanığın suça konu telefonu çaldığı konusunda somut delil bulunmaması ancak hırsızlık malı olduğunu bilerek veya bilebilecek durumda iken alması karşısında eyleminin TCK'nın 160 veya 165. maddesine uyan suçları oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun tayini yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken temel ceza tayini sırasında uygulama maddesinin TCK'nın 142/1-b maddesi yerine 142/2-b maddesi olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy