MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 26.05.2016 gün ve 2015/25829 E., 2016/8971 K. sayılı iade kararından sonra sanık ... müdafiine gerekçeli karar usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde adı geçen sanık müdafiinin hükmü temyiz etmediği, diğer sanıklar ... ve ... müdafiine de gerekçeli kararların usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanıklar müdafii tarafından temyiz dilekçesi verilmemiş ise de, adı geçen sanıkların süresi içinde verdikleri 13.05.2014 ve 26.05.2014 tarihli temyiz istemleri nedeniyle yapılan incelemede;
Sanıkların müşteki ...'a karşı gerçekleştirmiş oldukları eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 25.01.2002 gününden inceleme tarihine kadar aynı Kanun'un 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMUK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy