MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçiler ... ve ... ve ...’ye yönelik mala zarar verme suçundan doğrudan adli para cezasına hükmedildiği halde tayin olunan cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hapis cezalarının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık ... hakkında şikayetçiler ..., ... ve katılan ...’ye yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında katılan ...’ye yönelik mala zarar verme suçu yönünden kesin nitelikte adli para cezasına karar verilen hükmün temyizen incelenmesi mümkün değilse de; daha önce aynı eylem nedeniyle Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/56 Esas sayılı dosyası ile mahkumiyet hükmü verildiğinin anlaşılması karşısında bu suç yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...’a yönelik mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Mala zarar verme suçu ile ilgili olarak; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin hapis cezalarında uygulanma imkanı olduğu halde, hakkında adli para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması
b- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili olarak; mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından mala zarar verme suçu ile ilgili bölümden “sanık hakkında TCK nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın infazından sonra sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ” dair ibarelerin ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden “...cezaların infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” şeklindeki bölümden “1 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan ve katılan ...’ye yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından, sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...’a ve katılan ...’ye yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ... hakkında ..., ... ve ...’a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sanıklar ... hakkında katılan ...’ye yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçları ile, ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden mahkumiyetlerine karar verilmişse de; sanıklar hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/210 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/56 Esas numarasına kayıt edildiği, 08/04/2009 tarihinde hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği, bu kararının sanıkların temyizi üzerine Dairemizin 14/11/2012 gün 2012/15098 Esas 2012/45879 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, incelemeye konu dosya içerisinde verilen herhangi bir birleştirme kararı ve düzenlenen başka bir iddianame olmadığı halde sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’ye yönelik aynı eylem nedeniyle hükmün konusu, iddianamede gösterilen fiillden ibaret olduğuna ilişkin düzenlemeyi içeren CMK’nın 225. maddesine aykırı olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi,
b-Sanıklar ... ve ...’ün tüm aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu işlemediklerini savunmaları karşısında; sanık ...’ün suç atma boyutunda kalan ifadeleri dışında, sanıkların savunmalarının aksine, yüklenen suçtan mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...’a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık ... hakkında ..., ... ve ...’a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından beraatleri yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
c-Sanık ...’ün şikayetçiler ... ve ...’ın iş yerlerine girip içeride bulunan kasaları zorlamak suretiyle kırarak içindeki suça konu eşyaları çalması şeklindeki eylemlerinin suç tarihi itibarıyla TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu
gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-d. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
d- Sanık ... hakkında.... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy